Bir soru üzerine İran karikatürünün son yıllarda çok büyük bir aşama katettiğini dile getiren Yıldız, bir başka soruyu İzmir’de karikatürden fazla para kazanılmadığı ama İstanbul’da büyük gazetelerde çalışan bazı çizerlerin para kazanabildekleri duyumunu aldıkları şeklinde yanıtladı. Yayın esnasında usta işi bir portreyle TRT kameranını çizen Lütfü Çakın da performansı ve sorulara verdiği yanıtlarla beğeni topladı. Refah toplumlarında espri üretmenin daha zor olduğunu dile getiren çizerler, karikatürün muhalif bir sanat dalı olduğunun altını çizdiler. Genç çizer Özge Ulu, Türkiye’deki bayan çizerlerin konumu hakkında bilgi verdi. HB-Berlin
26 Nisan 2011 Salı
TRT Belgesel'de karikatür konuşuldu...
Bir soru üzerine İran karikatürünün son yıllarda çok büyük bir aşama katettiğini dile getiren Yıldız, bir başka soruyu İzmir’de karikatürden fazla para kazanılmadığı ama İstanbul’da büyük gazetelerde çalışan bazı çizerlerin para kazanabildekleri duyumunu aldıkları şeklinde yanıtladı. Yayın esnasında usta işi bir portreyle TRT kameranını çizen Lütfü Çakın da performansı ve sorulara verdiği yanıtlarla beğeni topladı. Refah toplumlarında espri üretmenin daha zor olduğunu dile getiren çizerler, karikatürün muhalif bir sanat dalı olduğunun altını çizdiler. Genç çizer Özge Ulu, Türkiye’deki bayan çizerlerin konumu hakkında bilgi verdi. HB-Berlin
24 Nisan 2011 Pazar
Karikatür profesörü Atila Özer ' i kaybettik . . .
Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, karikatürist Prof. Dr. Atila Özer hocamız hayata veda etti.
İlk karikatürü 1973 yılında yayımlanan Özer, son iki yıldır da TUYED, Anatolia Dergisi ve müdürü bulunduğu kurumun işbirliğiyle düzenlenen Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması’nın da düzenleme... komitesinde yer aldı.
Atila hocanın cenazesinin Nisan Pazartesi günü Eskişehir’de kılınacak öğle namazının ardından aile kabristanına gömüleceği belirtiliyor. TUYED olarak son yıllarda yoğun bir çalışma temposunda tanışıp, takdir ettiğimiz hocamıza Allah’tan rahmet dilerken, Özer Ailesi’nin acısını da paylaşıloruz.
Prof. Dr. Atila Özer Kimdir?
1949 Burdur doğumlu. 1973 yılında basında yayınlanan ilk karikatüründen sonra bu alanda çizmeye ve araştırmaya ağırlık verdi. Almanca Öğretmeni Vicdan Özer’le evlendi, Eskişehir’e yerleşti. 1979 yılında Anadolu Üniversitesi’nde göreve başladı.
Ulusal, yerel gazete ve mizah dergilerinde karikatürleri yayımlandı, yurtiçi ve yurtdışında kişisel ve karma sergiler açtı. Ulusal ve uluslararası yarışmalardan ödüller kazandı. Kitapları yayımlandı. Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü başarıyla yürüttü.
Karikatürlerinin yayımlandığı bazı gazeteler:
Sakarya (1976-1983), Politika (1976-78), Günaydın (1977), Sonolay (1977), Hürriyet Eskişehir 26 Eki (1981), İstikbal (1982, 85, 86), Anadolu Haber (2000-08).
Karikatürlerinin yayımlandığı bazı dergiler:
Teknik Güç (1973), Ziraat Mühendisliği (1974), Gırgır (1975…1980), 7 Gün (1975), Kırsal Gelişim (1977-1978), Taban (1979), Bilişim (1992-2004), Macworld (1997-1999), Bölgevizyon (2007…)
Yayımlanan kitapları:
Karikatüre Selam (1982), Çizgiler (1985), Karikatür Sanatı ve Reklamcılık (1988), İletişimin Çizgi Dili Karikatür (1994), Çizgimizah (1995), Yurtdışında Ödül Kazanan Türk Karikatürleri (1995), Karikatür Müzeleri (1999), Kuramsal ve Uygulamalı Karikatür (1998), Ödüller (2003), Karikatür Yazıları (2007).
Kişisel sergileri:
Eskişehir (1978, 1988, 1993), Avusturya (1986 Klagenfurt, 2000 Landeck, Zams), İstanbul (1992 Şile), Ankara (1994), İçel (1996 Anamur), Almanya (1996, Staufen).
Uluslararası Ödüllerinden bazıları:
Japonya; Yomiuri Uluslararası Karikatür Yarışması (ALTIN Ödül-1982, MANSİYON- 2001, 2002), Makedonya; Üsküp Uluslararası Karikatür Yarışması (ÖZEL Ödül-1989)
Ulusal Ödüllerinden bazıları:
Mimarlar Odası Karikatür Yarışması -(BİRİNCİLİK Ödülü, 1978)
Milliyet Sanat Dergisi Abdi İpekçi Karikatür Yarışması -(BİRİNCİLİK Ödülü, 1985)
Cumhuriyet gazetesi Yunus Nadi Armağanı -(ÜÇÜNCÜLÜK Ödülü, 1989)
Burdur Müzesi Karikatür Yarışması -(BİRİNCİLİK Ödülü, 1990)
Bursa Rotary Kulübü Cemal Nadir Karikatür Yarışması -(MANSİYON, 1996)
Nehar Tüblek Karikatür Yarışması -(İKİNCİLİK Ödülü, 2000)
Eskişehir Sanat Derneği -(Eskişehir SANAT Ödülü, 2003)
Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi -(KÜLTÜR ÖDÜLÜ, 2005)
6. Kapadokya Karikatür Yarışması -(BİRİNCİLİK Ödülü, 2006).
23 Nisan 2011 Cumartesi
Oster Ei Soldaten sind Kinder ! Frei nach KurtTucholsky
"Soldaten sind Kinder !" Frei nach Kurt Tucholsky
Bütün askerler çocuktur... Kurt Tucholsky'den değiştirilerek... O çocuk yerine başka bir sözcük kullanmış ve bu cümle yasaklanmış...
İnsanlık Anıtı ...
Ben yanmasam... Sen yanmasan... Biz yanmasak.... N. Hikmet
İnsanlık Anıtı yıkılsa da tarihteki yerini alacaktır...
22 Nisan 2011 Cuma
Sarazin bleibt SPD Mitglied...
Sosyal Demokrat Parti Meclisi, Irkçılık kokan kitabı milyonlar satan eski Berlin Mali İşler Senatörü ve Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarazin'i ihraç etmedi...
21 Nisan 2011 Perşembe
Yüzde on seçim barajı, seçmenleri yok sayıyor...
"Oy vermek bir şeyi değiştirseydi, yasaklanırdı." Emma Goldman
"Würden Wahlen was ändern, so wären sie verboten!" Emma Goldman
18 Nisan 2011 Pazartesi
BEDRİ BAYKAM'I BIÇAKLADILAR...
Onlar UMUDUN düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
- çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet``
Nazım Hikmet
16 Nisan 2011 Cumartesi
AZİZ NESİN
Nasıl bittiyse bundan öncekiler
Bu da biter.
Bite bite
Sonunda ben de biterim
Olur biter.
Bu da biter.
Bite bite
Sonunda ben de biterim
Olur biter.
AZİZ NESİN
Karikatür: Hayati Boyacıoğlu
15 Nisan 2011 Cuma
Mustafa Adıyaman'ı da toprağa verdik...
Berlin'in eskilerinden, dost canlısı, sevecen ve sosyal insan Mustafa Adıyaman'ı da bugün (15.04.2011) Şehitlik Camii'nin arkasındaki eşinin de yattığı mezarda toprağa verdik. Mustafa Bey, yakılarak defnedilmeyi vasiyet etmiş, bu uygulandı... Kadriye Hanım'ın mezarına bir futbol topunun ancak sığabileceği bir metre derinliğinde açılan bir çukura bir iple kül dolu kavanoz sallandırıldı... 60-70 kişi, hepsi kendi bildiği gibi dualar okudular, birer tutam toprak attılar o çukura... Bir varmış, bir yokmuş... Bir tarih defteri de böyle kapandı, gitti... Geriye, Mustafa Bey'in diline pelesenk "Yorma kafanı!" lafı ve bu güzel çiftin atışmaları, kahkaları kaldı... Bir varmış, bir yokmuş...
15 Ocak 2011 Cumartesi
MEHMET AKSOY BERLİN'DEYDİ...
AKSOY BERLİN'DEYDİ...
Erdoğan'ın heykeli için ucube tanımlaması yaptığı heykeltraş Mehmet Aksoy Berlin'de konuşma yaptı. Berlin Güzel Sanatlar Akademisi mezunu ünlü heykeltraş heykelin üç yıldır yapım aşamasında olduğuna dikkat çekip, inşaat izni alınan eserin bitmesine az bir süre kala yaşanan olaylara anlam vermekte zorlandığını dile getirdi. Heykelin yerleştirildiği yeri, çevrenin konumuna uygun bir şekilde düşünülmüş olduğunu vurgulayan Aksoy, heykelin altında eski bir silah deposu olduğunu belirtti.
SAVAŞIN BÖLDÜĞÜ BEDEN...
Çalışmasında savaş ile ikiye bölünmüş tek bir insan bedeni bulunduğunu dile getiren Aksoy, figürün ellerinin henüz monte edilmediğini kaydederek alt bölümünde de yaklaşık 36 metrelik, labirente benzeyen bir göz figürü tasarladığını söyledi. Sanatın özgürlük anlamına geldiğini belirten Aksoy, Türkiye'de heykellere bakış konusunda bir eğitim eksikliği bulunduğunu ifade ederek, sanat eserlerine bilgisizce saldırılmasının cumhuriyetin kazanımlarına da aykırı olduğunu söyledi.
MEÇHUL ASKER
Aksoy'un iki Almanya'nın birleşimini simgeleyen "Meçhul Asker" adlı ödüllü çalışması da ülkede olay olmuş Potsdam'daki son yerine dikilene kadar pek çok kez yer değiştirmişti. Bir belediye başkanının "Böyle heykelin içine tükürürüm!" diyerek hakaret ettiği Ankara'daki heykel de yine Mehmet Aksoy imzasını taşıyor.
Hayati Boyacıoğlu
13 Ocak 2011 Perşembe
HALİS ÇİZGİLER
TOPLU ESERLERİ
Bilimsel, tarihsel, belgesel deriz de neden çizgisel demeyelim? Üstelik çizgi belki bu saydığımız sellerden en eski olanı... Halis Dokgöz'ün çizgiseli de aslında bir belgesel... Halis'in yıllardan beri özene bezene çizdiği ve pek çok yerde yayınlanan karikatür çalışmalarından tam 106 renkli sayfalı bir seçki...
HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK AMA...
Mersin'de yaşayan ve tıp doktoru olan Halis Dokgöz'ün albümünde ağırlıklı olarak yine sağlık konusunun işlendiğini düşünenler yanılır. Dünya gündemine düşen hemen her önemli konu Halis'in de gündemi olmuş... Bağnazlık, şiddet, çocuk istismarı, medyanın yönlendirmeleri, adaletsizlik, sosyal güvenlik, çevre kirliliği, fırıldak siyasetçiler, spor ve doğal olarak sağlık sektörü "çizgisel" de biraraya gelmişler...
NOSTALJİ TADINDA...
Çizerin, tıp adamlarının okuduğu "streskop" adlı dergiye yaptığı kapaklar, Uğur Mumcu'nun katlinin ardından duyduğu acıyla çizdiği Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü bu albüme nostaljik bir tat veriyor... Bize de bir sonraki albümü beklemek düşüyor...
Hayati Boyacıoğlu
çizgisel
Halis Dokgöz
Birinci Baskı, Nisan 2010
Türk Tabibler Birliği Yayınları
12 Ocak 2011 Çarşamba
HİCO'NUN İKİNCİ ALBÜMÜ
HER EVE LAZIM KARİKATÜR ALBÜMÜ...
Hicabi Demirci'nin ikinci albümü de çıktı. "Hico"nun çizgilerine layık, baskı kalitesiyle, boyutuyla da farklı bir bir albüm bu. 22,5 x 28 ölçülerine yerleştirilen büyük boy karikatürler, gazetelerde, hatta internette "pul gibi" çalışmalar görmeye alışmış izleyiciye Demirci'nin sergisindeymiş duygusu veriyorlar. Batı tarzı -örneğin Ten Ten gibi - bir çizgi roman kapağına benzettiğim kapaktaki ay motifinin parlak basılması, kapak kulakçıklarındaki bilgiler bu özenli albümün hoşluklarından...
SADECE ÇİZGİ YETER Mİ?
Asıl, albümü albüm yapan elbette Hico'nun usta çizgileri ve parlak fikirleri... Çizgide ustalık yeter mi? Hico'yu, karikatür dünyasındaki bazı, tatsız tuzsuz işler yapan, hedefi ıskalayan ya da hedefsiz, ruhunu yitirmiş çizerlerle kaıştırmamak gerekiyor... O, sıradan, kolay, herkesin aklına gelebilecek ucuz esprilere yüz vermiyor bir kere. Ağır, derin, üzerine düşünülesi işler çıkarıyor ve sürekli kendisini yeniliyor.
İKİ HAMLEDE MAT...
Satranç oyununa benzetirsek, iki hamleli çıkışları var esprilerin... İki hamleli hikayeler... En güzeli bu albümü alıp karikatürleri teker teker incelemek, bu iki hamle olayını anlamak için... Örneğin, yemektesiniz ve kapınız gürültüyle kırılıyor ve içeriye tam teçhizat bir komando askeri giriyor, silah size doğrulmuştur... İşte bu Hicabi Usta'nın ilk hamlesidir... Peki ikinci hamle? İkinci hamlede ise ailenin babası komandoyu yemeğe buyur eder... İki hamle derken bunun tek bir kare içinde olduğunu hatırlatmak yanlış anlamaları da önler...
ÖDÜLLER RASTLANTI DEĞİL...
Bu tür hikayeli, iki kademeli pek çok çizgi var albümde... Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu, babasıyla oyuncakçı dükkanından çıkmaktadır ve kapının önünde o dükkana giremeyeceği belli yoksul bir çocuk ve düşleri... Bu kadarı da yeter karikatürcüye aslında... Hayır, ikinci hamle gelecektir... Zengin çocuk, yoksul çocuğun düşlerini göstererek hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır, gözüne yoksul çocuğun zengin düşlerini de kestirmiştir... Hicabi'ye uluslararası yarışmalarda ard arda ödül aldıran pek çok çizgi yine bu albümde...
Hayati Boyacıoğlu
HİCO
Hicabi Demirci
Karikatürler
Desen Yayınları
ISBN- 978-605-5678-22-7
(Birinci basım, Kasım 2010)
Hicabi Demirci'nin ikinci albümü de çıktı. "Hico"nun çizgilerine layık, baskı kalitesiyle, boyutuyla da farklı bir bir albüm bu. 22,5 x 28 ölçülerine yerleştirilen büyük boy karikatürler, gazetelerde, hatta internette "pul gibi" çalışmalar görmeye alışmış izleyiciye Demirci'nin sergisindeymiş duygusu veriyorlar. Batı tarzı -örneğin Ten Ten gibi - bir çizgi roman kapağına benzettiğim kapaktaki ay motifinin parlak basılması, kapak kulakçıklarındaki bilgiler bu özenli albümün hoşluklarından...
SADECE ÇİZGİ YETER Mİ?
Asıl, albümü albüm yapan elbette Hico'nun usta çizgileri ve parlak fikirleri... Çizgide ustalık yeter mi? Hico'yu, karikatür dünyasındaki bazı, tatsız tuzsuz işler yapan, hedefi ıskalayan ya da hedefsiz, ruhunu yitirmiş çizerlerle kaıştırmamak gerekiyor... O, sıradan, kolay, herkesin aklına gelebilecek ucuz esprilere yüz vermiyor bir kere. Ağır, derin, üzerine düşünülesi işler çıkarıyor ve sürekli kendisini yeniliyor.
İKİ HAMLEDE MAT...
Satranç oyununa benzetirsek, iki hamleli çıkışları var esprilerin... İki hamleli hikayeler... En güzeli bu albümü alıp karikatürleri teker teker incelemek, bu iki hamle olayını anlamak için... Örneğin, yemektesiniz ve kapınız gürültüyle kırılıyor ve içeriye tam teçhizat bir komando askeri giriyor, silah size doğrulmuştur... İşte bu Hicabi Usta'nın ilk hamlesidir... Peki ikinci hamle? İkinci hamlede ise ailenin babası komandoyu yemeğe buyur eder... İki hamle derken bunun tek bir kare içinde olduğunu hatırlatmak yanlış anlamaları da önler...
ÖDÜLLER RASTLANTI DEĞİL...
Bu tür hikayeli, iki kademeli pek çok çizgi var albümde... Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu, babasıyla oyuncakçı dükkanından çıkmaktadır ve kapının önünde o dükkana giremeyeceği belli yoksul bir çocuk ve düşleri... Bu kadarı da yeter karikatürcüye aslında... Hayır, ikinci hamle gelecektir... Zengin çocuk, yoksul çocuğun düşlerini göstererek hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır, gözüne yoksul çocuğun zengin düşlerini de kestirmiştir... Hicabi'ye uluslararası yarışmalarda ard arda ödül aldıran pek çok çizgi yine bu albümde...
Hayati Boyacıoğlu
HİCO
Hicabi Demirci
Karikatürler
Desen Yayınları
ISBN- 978-605-5678-22-7
(Birinci basım, Kasım 2010)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















