22 Nisan 2011 Cuma

Sarazin bleibt SPD Mitglied...


Sosyal Demokrat Parti Meclisi, Irkçılık kokan kitabı milyonlar satan eski Berlin Mali İşler Senatörü ve Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarazin'i ihraç etmedi...

21 Nisan 2011 Perşembe

Yüzde on seçim barajı, seçmenleri yok sayıyor...


"Oy vermek bir şeyi değiştirseydi, yasaklanırdı." Emma Goldman
"Würden Wahlen was ändern, so wären sie verboten!" Emma Goldman

18 Nisan 2011 Pazartesi

BEDRİ BAYKAM'I BIÇAKLADILAR...


Onlar UMUDUN düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
- çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet``
Nazım Hikmet

16 Nisan 2011 Cumartesi

AZİZ NESİN

 

 

SERÜVEN


Nasıl bittiyse bundan öncekiler
Bu da biter.
Bite bite
Sonunda ben de biterim
Olur biter. 

AZİZ NESİN
Karikatür: Hayati Boyacıoğlu

15 Nisan 2011 Cuma

Mustafa Adıyaman'ı da toprağa verdik...


Berlin'in eskilerinden, dost canlısı, sevecen ve sosyal insan Mustafa Adıyaman'ı da bugün (15.04.2011) Şehitlik Camii'nin arkasındaki eşinin de yattığı mezarda toprağa verdik. Mustafa Bey, yakılarak defnedilmeyi vasiyet etmiş, bu uygulandı... Kadriye Hanım'ın mezarına bir futbol topunun ancak sığabileceği bir metre derinliğinde açılan bir çukura bir iple kül dolu kavanoz sallandırıldı... 60-70 kişi, hepsi kendi bildiği gibi dualar okudular, birer tutam toprak attılar o çukura... Bir varmış, bir yokmuş... Bir tarih defteri de böyle kapandı, gitti... Geriye, Mustafa Bey'in diline pelesenk "Yorma kafanı!" lafı ve bu güzel çiftin atışmaları, kahkaları kaldı... Bir varmış, bir yokmuş...

15 Ocak 2011 Cumartesi

MEHMET AKSOY BERLİN'DEYDİ...


AKSOY BERLİN'DEYDİ..
.
Erdoğan'ın heykeli için ucube tanımlaması yaptığı heykeltraş Mehmet Aksoy Berlin'de konuşma yaptı. Berlin Güzel Sanatlar Akademisi mezunu ünlü heykeltraş heykelin üç yıldır yapım aşamasında olduğuna dikkat çekip, inşaat izni alınan eserin bitmesine az bir süre kala yaşanan olaylara anlam vermekte zorlandığını dile getirdi. Heykelin yerleştirildiği yeri, çevrenin konumuna uygun bir şekilde düşünülmüş olduğunu vurgulayan Aksoy, heykelin altında eski bir silah deposu olduğunu belirtti.


SAVAŞIN BÖLDÜĞÜ BEDEN...
Çalışmasında savaş ile ikiye bölünmüş tek bir insan bedeni bulunduğunu dile getiren Aksoy, figürün ellerinin henüz monte edilmediğini kaydederek alt bölümünde de yaklaşık 36 metrelik, labirente benzeyen bir göz figürü tasarladığını söyledi. Sanatın özgürlük anlamına geldiğini belirten Aksoy, Türkiye'de heykellere bakış konusunda bir eğitim eksikliği bulunduğunu ifade ederek, sanat eserlerine bilgisizce saldırılmasının cumhuriyetin kazanımlarına da aykırı olduğunu söyledi.
MEÇHUL ASKER
Aksoy'un iki Almanya'nın birleşimini simgeleyen "Meçhul Asker" adlı ödüllü çalışması da ülkede olay olmuş Potsdam'daki son yerine dikilene kadar pek çok kez yer değiştirmişti. Bir belediye başkanının "Böyle heykelin içine tükürürüm!" diyerek hakaret ettiği Ankara'daki heykel de yine Mehmet Aksoy imzasını taşıyor.




Hayati Boyacıoğlu

13 Ocak 2011 Perşembe

HALİS ÇİZGİLER



TOPLU ESERLERİ

Bilimsel, tarihsel, belgesel deriz de neden çizgisel demeyelim? Üstelik çizgi belki bu saydığımız sellerden en eski olanı... Halis Dokgöz'ün çizgiseli de aslında bir belgesel... Halis'in yıllardan beri özene bezene çizdiği ve pek çok yerde yayınlanan karikatür çalışmalarından tam 106 renkli sayfalı bir seçki...
HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK AMA...
Mersin'de yaşayan ve tıp doktoru olan Halis Dokgöz'ün albümünde ağırlıklı olarak yine sağlık konusunun işlendiğini düşünenler yanılır.  Dünya gündemine düşen hemen her önemli konu Halis'in de gündemi olmuş...  Bağnazlık, şiddet, çocuk istismarı, medyanın yönlendirmeleri, adaletsizlik, sosyal güvenlik, çevre kirliliği, fırıldak siyasetçiler, spor ve doğal olarak sağlık sektörü "çizgisel" de biraraya gelmişler...


NOSTALJİ TADINDA...
Çizerin, tıp adamlarının okuduğu "streskop" adlı dergiye yaptığı kapaklar, Uğur Mumcu'nun katlinin ardından duyduğu acıyla çizdiği Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü bu albüme nostaljik bir tat veriyor... Bize de bir sonraki albümü beklemek düşüyor... 


Hayati Boyacıoğlu

çizgisel
Halis Dokgöz
Birinci Baskı, Nisan 2010
Türk Tabibler Birliği Yayınları

12 Ocak 2011 Çarşamba

HİCO'NUN İKİNCİ ALBÜMÜ

HER EVE LAZIM KARİKATÜR ALBÜMÜ...
Hicabi Demirci'nin ikinci albümü de çıktı. "Hico"nun çizgilerine layık, baskı kalitesiyle, boyutuyla da farklı bir bir albüm bu. 22,5 x 28 ölçülerine yerleştirilen büyük boy karikatürler, gazetelerde, hatta internette "pul gibi" çalışmalar görmeye alışmış izleyiciye Demirci'nin sergisindeymiş duygusu veriyorlar. Batı tarzı -örneğin Ten Ten gibi - bir çizgi roman kapağına benzettiğim kapaktaki ay motifinin parlak basılması, kapak kulakçıklarındaki bilgiler bu özenli albümün hoşluklarından...

SADECE ÇİZGİ YETER Mİ?
Asıl, albümü albüm yapan elbette Hico'nun usta çizgileri ve parlak fikirleri... Çizgide ustalık yeter mi? Hico'yu, karikatür dünyasındaki bazı, tatsız tuzsuz işler yapan, hedefi ıskalayan ya da hedefsiz, ruhunu yitirmiş çizerlerle kaıştırmamak gerekiyor... O, sıradan, kolay, herkesin aklına gelebilecek ucuz esprilere yüz vermiyor bir kere. Ağır, derin, üzerine düşünülesi işler çıkarıyor ve sürekli kendisini yeniliyor.

İKİ HAMLEDE MAT...
Satranç oyununa benzetirsek,  iki hamleli çıkışları var esprilerin... İki hamleli hikayeler... En güzeli bu albümü alıp karikatürleri teker teker incelemek, bu iki hamle olayını anlamak için... Örneğin, yemektesiniz ve kapınız gürültüyle kırılıyor ve içeriye tam teçhizat bir komando askeri giriyor, silah size doğrulmuştur... İşte bu Hicabi Usta'nın ilk hamlesidir... Peki ikinci hamle? İkinci hamlede ise ailenin babası komandoyu yemeğe buyur eder... İki hamle derken bunun tek bir kare içinde olduğunu hatırlatmak yanlış anlamaları da önler...

ÖDÜLLER RASTLANTI DEĞİL...
Bu tür hikayeli, iki kademeli pek çok çizgi var albümde... Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu, babasıyla oyuncakçı dükkanından çıkmaktadır ve kapının önünde o dükkana giremeyeceği belli yoksul bir çocuk ve düşleri... Bu kadarı da yeter karikatürcüye aslında... Hayır, ikinci hamle gelecektir... Zengin çocuk, yoksul çocuğun düşlerini göstererek hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır, gözüne yoksul çocuğun zengin düşlerini de kestirmiştir... Hicabi'ye uluslararası yarışmalarda ard arda ödül aldıran pek çok çizgi yine bu albümde...

Hayati Boyacıoğlu


HİCO
Hicabi Demirci
Karikatürler
Desen Yayınları
ISBN- 978-605-5678-22-7
(Birinci basım, Kasım 2010)

2 Şubat 2010 Salı

BERLİN’DE BİR MENEKŞE



Dünyaca ünlü toonpool adlı karikatür platformunun davetlisi olarak Almanya’nın başkenti Berlin’e gelen İzmirli çizer Menekşe Çam’ın karikatürleri ve Ben Heine’nin çizdiği bir portresi kentin metrolarında sergilendi. Eşi resim sanatçısı Ömer Çam ile birlikte Toonpool’un kurucusu, ünlü çizer Bernd Pohlenz’in konuğu olan Menekşe Çam, Berlin’de her yıl gerçekleşen ve bir önceki yılın en başarılı gazeteci, fotoğrafçı  ve “editoryal” çizerlerinin onurlandırıldığı “Die Rückblende” adlı organizasyona da konuk oldu.

Karlara bürünmüş Berlin’in önemli tarihi yerlerini eşiyle karış karış gezip, fotoğraflar çeken Menekşe Çam’a, Berlinli çizer Hayati Boyacıoğlu da eşlik etti.  Moldovalı karikatür sanatçısı Valeri Kurtu’yu da galerisinde ziyaret eden Menekşe Çam Türkiye’ye güzel anılarla döndü.